ABden İsrail ve Lübnana ateşkes uyarısı
AB, İsrail ve Lübnan’a ateşkes çağrısını sertleştirdi
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB adına yayımladığı yazılı açıklamada, İsrail ve Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin yapıcı bir anlayışla sürdürülmesinden memnuniyet duyduklarını bildirdi.
Açıklamada, tüm taraflara ateşkes anlaşmasının şartlarına eksiksiz riayet etmeleri çağrısı yapılırken, Hizbullah’ın anlaşmaya ilave şartlar getirme girişimlerinin kabul edilmediği vurgulandı.
Ateşkes şartları ve taraflara mesajlar
AB, bölgede tüm askeri faaliyetlerin derhal durdurulması gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada, Hizbullah’ın Litani Nehri’nin güneyinden çekilmesi ve İsrail’in Lübnan topraklarından ayrılması yönünde net talepte bulunuldu.
Birlik, Lübnan hükümetine desteğini sürdüreceğini belirterek, İsrail ile Lübnan arasında varılacak herhangi bir anlaşmanın uygulanmasına katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Metinde, her iki ülke halkının da yeniden çatışma tehdidi olmadan barış ve güvenlik içinde yaşama hakkına sahip olduğu vurgulandı.
İnsani ve sosyoekonomik maliyet
Açıklamada, devam eden gerilim ve hava saldırılarının Lübnan halkına ağır insani ve sosyoekonomik maliyet yüklediği belirtildi. Bu çerçevede, çatışmaların sona ermesinin yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik ve sosyal istikrar açısından da kritik önemde olduğu kaydedildi.
AB, bölgedeki kırılgan ekonomik dengelere ve finansal piyasalara da dolaylı etkisi bulunan bu çatışma ortamının sürmesinin, yatırım iştahını olumsuz etkilediğine işaret ederek, istikrarlı bir güvenlik ikliminin, sermaye akımları ve yeniden yapılanma süreçleri için zorunlu olduğuna dikkat çekti.
UNIFIL’e destek ve hukuki uyarı
Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’ne (UNIFIL) verilen destek açıklamada yinelendi. AB, 4 Haziran’daki saldırılarda bir UNIFIL askerinin daha hayatını kaybetmesini sert ifadelerle kınadı.
Metinde, barış gücü personelinin öldürülmesinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğu belirtilerek, bu saldırıların faillerinin hesap vermesi gerektiği vurgulandı. AB, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler kararlarının korunmasının, bölgesel güvenlik mimarisinin ve yatırım ortamının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.
Lübnan’da hem kamu maliyesi hem de bankacılık sistemi üzerindeki baskının, güvenlik riskleriyle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, uluslararası toplumun, özellikle de finansal kuruluşların, istikrarlı ve öngörülebilir bir ortamın tesisi halinde daha güçlü destek sunabileceği mesajı verildi.