ABD’li milyarderler milyon dolarlık malikanelere akın ediyor
Nevada’nın Tahoe Gölü kıyısındaki 9 bin 300 nüfuslu Incline kasabası, Amerika’nın en zengin isimleri için yeni bir sığınak haline geliyor. Doğal güzellikleri ve sakin yaşamıyla bilinen tatil kasabasında milyarder patlaması yaşanırken, bu göçün ardında Nevada’nın sunduğu vergi avantajları öne çıkıyor.
Kasabada özellikle son dönemde lüks konut piyasasında olağanüstü bir hareketlilik gözleniyor. Emlak verileri, üst segmentteki talebin sadece yaşam kalitesiyle açıklanamayacağını, vergi planlaması motivasyonunun belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor.
Incline kasabasına milyarder akını
Oracle’ın kurucu ortağı Larry Ellison’ın bölgede geniş bir ormanlık araziye sahip olduğu, girişim sermayedarı Steve Jurvetson’ın kasabada 125 milyon dolarlık bir yatırımı bulunduğu belirtiliyor. Google’ın kurucu ortaklarından Sergey Brin’in de yaklaşık 42 milyon dolarlık bir malikane satın alması, Incline’ı teknoloji milyarderlerinin yeni üssü konumuna taşıyor.
Sergey Brin ayrıca, kişisel servet vergilerine karşı mücadele eden bir kuruluşa 57 milyon dolar bağış yaptı. Sovyetler’den kaçarak ABD’ye geldiklerini hatırlatan Brin, Kaliforniya’nın “sosyalist bir yapıya sürüklenmesinden” endişe duyduğunu dile getiriyor. Bu açıklamalar, varlıklı kesimin vergi tartışmalarına ideolojik bir boyut da yüklediğine işaret ediyor.
Lüks konut fiyatları tırmanıyor
Bölgedeki emlakçılar piyasadaki hareketliliği “balık değil, balinalar geliyor” sözleriyle özetliyor. Lüks segmentte dönemsel sıçramalar yaşanırken, üst gelir grubuna hitap eden konutlarda güçlü bir fiyatlama ivmesi dikkat çekiyor.
Verilere göre bölgede bir yıl önce 30,6 milyon dolar seviyesinde bulunan müstakil ev satışları, sadece birkaç ay içinde 7,6 katına çıkarak 2026’nın ilk çeyreğinde 232 milyon dolara ulaştı. Bu artış, hem talep iştahını hem de varlıklı yatırımcıların portföylerini vergi avantajlı bölgelere yeniden konumlandırma eğilimini yansıtıyor.
Kaliforniya’nın servet vergisi baskısı
Uzmanlara göre milyarderlerin Nevada göçünde, Kaliforniya’da gündeme gelen yeni servet vergisi planı belirleyici rol oynuyor. Teklif, eyalette yaşayan yaklaşık 200 milyardere bir defaya mahsus yüzde 5 oranında servet vergisi uygulanmasını öngörüyor.
Bu düzenleme hayata geçerse, 2027-2031 döneminde servet vergisinden yaklaşık 100 milyar dolar gelir sağlanması bekleniyor. Düzenlemeye destek verenler, sağlanacak kaynağın büyük bölümünün sağlık hizmetlerine aktarılacağını ve aşırı zenginlerin kamu maliyesine daha yüksek katkı yapmasının gerekli olduğunu savunuyor.
Muhalifler ise söz konusu adımın Kaliforniya’nın yatırım çekme gücünü zayıflatacağını, sermayenin düşük vergili eyaletlere daha hızlı kaymasına yol açacağını belirtiyor. Incline gibi kasabalarda gözlenen ani fiyat ve nüfus hareketleri, bu kaymanın şimdiden başladığına işaret ediyor.
Nevada ve Florida yeni servet üsleri
Nevada dışında gelir vergisi bulunmayan Florida da milyarderlerin gözde adreslerinden biri haline geliyor. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un Florida’ya taşınması, teknoloji ve finans dünyasındaki diğer zengin isimler için de sembolik bir adım olarak görülüyor.
Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in Miami’de inşa edilen malikane için yaklaşık 170 milyon dolar ödediği öne sürülüyor. Böylece Florida, hem vergi avantajları hem de küresel finans ve teknoloji ekosistemine yakınlığıyla öne çıkıyor.
Alaska, New Hampshire, Güney Dakota, Tennessee, Washington, Wyoming ve Teksas da gelir vergisi almayan eyaletler arasında yer alıyor. Elon Musk, son yıllarda hem işlerini hem de ikametini Kaliforniya’dan Teksas’a taşıyarak bu eğilimin en görünür figürlerinden biri haline geldi.
Amerikan servetinin haritası değişiyor
Kasım ayında oylanması beklenen milyarder vergisinin akıbeti henüz netleşmiş değil. Ancak servet sahibi bireylerin sonucu beklemeden harekete geçtiği, ikamet ve yatırım kararlarını vergi riskini minimize edecek şekilde yeniden tasarladığı görülüyor.
Incline, Nevada ve Florida örnekleri, Amerikan servetinin coğrafi dağılımının şimdiden değişmeye başladığını gösteriyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde hem eyaletler arası vergi rekabetini hem de kamu gelirlerinin sürdürülebilirliğine ilişkin tartışmaları daha da keskinleştirecek görünüyor.