Kuzey Kore ekonomisinde sessiz büyüme atağı
Kuzey Kore ekonomisinde sürpriz tablo
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 7 yıl aradan sonra Kuzey Kore’ye resmi ziyarette bulunarak Pyongyang’da Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un ile bir araya geldi. İki lider, iki ülke ittifakını “yeni seviyelere taşıma” taahhüdünde bulunurken, bu temaslar küresel jeopolitik ve ekonomik dengeler açısından dikkatle izleniyor.
ABD basınının da yakından takip ettiği bu diplomasi trafiğinin ardından Wall Street Journal (WSJ), Kuzey Kore ekonomisindeki büyümeye odaklanan bir analiz yayımladı. “Dünyanın en beklenmedik ekonomik başarı öyküsü: Kuzey Kore” başlıklı analizde, yıllardır ağır yaptırımlar altındaki izole ekonominin nasıl ayakta kaldığı ve son dönemde nasıl ivme kazandığı detaylı biçimde ele alındı.
Rusya savaşı dönüm noktası
WSJ analizine göre Rusya-Ukrayna savaşı, Kuzey Kore ekonomisi için kritik bir kırılma yarattı. Kim Jong-un yönetimi, Rusya’ya silah satarak ve askerlerini Ukrayna cephesine yönlendirerek önemli bir gelir akışı sağladı. Bu süreçte Moskova’ya yönelik askeri destek karşılığında elde edilen finansal kaynakların, rejimin nakit akışını belirgin şekilde rahatlattığı vurgulanıyor.
Analizde, Kuzey Koreli bilgisayar korsanlarının kripto para hırsızlığı gibi yasa dışı faaliyetler üzerinden ülkeye milyarlarca dolar kazandırdığı iddiası da öne çıkıyor. Kim Jong-un’un uluslararası ambargoları aşmak için alternatif ticaret ve lojistik kanalları devreye sokarak ülkeye daha fazla yakıt ve malzeme çektiği, bu süreçte Pekin’in siyasi ve ekonomik desteğinin de kilit rol oynadığı belirtiliyor.
Pyongyang’da görünür dönüşüm
WSJ’ye konuşan ve son birkaç yıl içinde Pyongyang’ı ziyaret eden kaynaklar, şehrin çehresinin belirgin şekilde değiştiğini aktarıyor. İnternet üzerinden taksi çağırma, akıllı telefonla ödeme yapma ve yemek teslimatı gibi hizmetlerin yaygınlaştığı; daha önce neredeyse hiç görülmeyen tüketim kalemlerinin gündelik hayata girdiği ifade ediliyor.
Başkentte BMW bayileri, yeni alışveriş merkezleri, lüks restoranlar ve internet kafelerin sayısındaki artış dikkat çekiyor. Kent merkezinde orta sınıf ve üst gelir grubuna hitap eden bu yeni işletmeler, resmi söylemde öne çıkarılan “modernleşme” hedefleriyle de uyumlu görünüyor. Aynı zamanda, halkın cep telefonlarına gösterdiği yoğun ilgi, dijitalleşmenin kontrollü de olsa hız kazandığına işaret ediyor.
Büyüme verileri ve dağılımı
Güney Kore Merkez Bankası tarafından istihbarat verilerine dayanarak hazırlanan son tahminlere göre, Kuzey Kore ekonomisi 2024 yılında %3,7 büyüyerek son 8 yılın en yüksek büyüme oranına ulaştı. Bu oran, yaptırımlar altındaki bir ekonomi için dikkat çekici olmakla birlikte, büyümenin niteliği ve sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri barındırıyor.
Analistler, bu ekonomik ilerlemenin Pyongyang’ın nükleer programdan vazgeçmesi yönündeki ABD müzakerelerini zorlaştırdığına dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde Kim Jong-un ile üç kez yüz yüze görüşmesi, o dönem için olası bir diplomatik açılım beklentisini güçlendirmişti. Ancak son yıllarda oluşan yeni ekonomik imkanların toplumun geneline yayılmadığı, ağırlıklı olarak rejime yakın seçkin bir kesime ve güvenlik aygıtına fayda sağladığı belirtiliyor.
Eşitsizlik ve insan hakları tablosu
WSJ, ekonomik göstergelerdeki iyileşmeye rağmen 26 milyon nüfuslu ülkede halkın en az yarısının kronik yetersiz beslenme sorunu yaşadığına dikkat çekiyor. Yaptırımlar, iklim koşulları ve yapısal verimsizlikler nedeniyle tarım ve gıda tedarik zinciri kırılganlığını korurken, ülkenin insan hakları karnesi uluslararası raporlarda “çok zayıf” kategorisinde yer almaya devam ediyor.
New York Times (NYT) ise “Mucizevi bir dönüşüm: Kim Jong-un, Kuzey Kore’yi nasıl güçlendirdi?” başlıklı analizinde, pandeminin Kim Jong-un’un iç siyasi kontrolünü tahkim etmesine imkan verdiğini, Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte ise ekonomik toparlanmanın hız kazandığını vurguluyor. Moskova’dan sağlanan para, yakıt, gıda ve askeri teknoloji akışı sayesinde Pyongyang’ın hem savunma kapasitesini hem de iç kaynak dağıtımını güçlendirdiği ifade ediliyor.
‘Cehennemden cennete’ söylemi
Pandemi döneminde ulusal yayında halka seslenen 42 yaşındaki Kim Jong-un, “Gerçekten üzgünüm. Çabalarım ve samimiyetim, halkımızın hayatın güçlüklerinden kurtulmasına yetmedi” diyerek kamuoyu önünde nadir görülen bir öz eleştiride bulunmuştu. Analistler, bu çıkışın ardından başlayan yeniden yapılanma sürecinin rejim söyleminde “cehennemden cennete seyahat” biçiminde kurgulandığını belirtiyor.
Aynı dönemde sınırların sıkı biçimde kapatılmasıyla geleneksel kaçakçılık kanallarının büyük ölçüde kesildiği, bunun da merkezi otoritenin ekonomi üzerindeki kontrolünü güçlendirdiği değerlendiriliyor. Ancak uzmanlara göre, bu dönüşümün kalıcılığı ve toplumsal refaha katkısı, yaptırımların seyri, Rusya ve Çin ile ilişkilerin derinliği ve Pyongyang’ın nükleer program konusundaki tavrına sıkı sıkıya bağlı olacak.