Lapid: Netanyahu savaşı kaybetti
ABD-İran mutabakatı İsrail siyasetini gerdi
Başkent Tel Aviv'de partisinin haftalık meclis grup toplantısı öncesinde gazetecilere açıklama yapan muhalefet lideri Yair Lapid, Washington ile Tahran arasında sağlanan mutabakata sert tepki gösterdi.
Lapid, "Netanyahu savaşı kaybetti. İran cephesinde Netanyahu’nun diplomatik başarısızlığı kadar mutlak bir başarısızlık tarihte asla ve asla görülmemiştir. Netanyahu’nun artık bu işi kıvıramadığı gerçeğini kabul etme vaktimiz geldi." ifadelerini kullandı.
Lapid, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce Binyamin Netanyahu'ya açık biçimde hiyerarşik bir ilişki hatırlattığını belirterek, Trump'ın Netanyahu'ya "Senin patronun benim ve sana ne söylenirse onu yapacaksın." dediğini, bunun İsrail açısından son derece rahatsız edici ve bağımsız karar alma kapasitesini zedeleyen bir tablo yarattığını vurguladı.
İç siyasette eleştiri dalgası
ABD-İran mutabakatı Netanyahu'nun başarısızlığı
Muhalefetteki Lapid ile kurulan "Birlikte (Together)" ittifakının başında bulunan ve 27 Ekim 2026'ya kadar yapılması planlanan genel seçimlerde Başbakan Binyamin Netanyahu’nun yerine geçebilecek en güçlü adaylardan biri olarak görülen eski Başbakan Naftali Bennett de mutabakata tepki gösterdi.
Bennett, söz konusu diplomatik mutabakatın, Netanyahu yönetiminin stratejik ve diplomatik başarısızlığının sonucu olduğunu savunarak, mevcut hükümetin İsrail’i bir "tıkanma ve yıpratma savaşına" sürüklediğini ve kesin bir askeri-diplomatik zafer elde etmekten aciz kaldığını dile getirdi.
Bennett’in değerlendirmeleri, piyasalarda özellikle güvenlik harcamaları, tahvil ihraç planları ve bölgesel risk primine yönelik beklentiler açısından yakından izleniyor. Uzayan çatışma senaryosu, İsrail’in borçlanma maliyetleri ve bölgesel sermaye akımları üzerinde baskı riski yaratıyor.
Liberman’dan sert güvenlik çağrısı
Netanyahu, İsrail'i diplomatik felakete sürükledi
İsrail’in eski Savunma Bakanı ve muhalefetteki İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Liberman, İsrail’in, ABD’nin İran ile yapılacak olası bir ateşkes ile Lübnan’daki saldırılar arasında bağ kurulmasına izin vermemesi gerektiğini savundu.
Liberman, Netanyahu’yu, İsrail’i Tahran ile 2015 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde yapılan anlaşmadan "çok daha kötü bir diplomatik felakete" sürüklemekle suçladı. Bu söylem, uluslararası yatırımcıların gözünde İsrail’in diplomatik manevra alanına ve gelecekteki yaptırım risklerine ilişkin soru işaretlerini artırma potansiyeli taşıyor.
İran ve Lübnan'dan Hizbullah'ın saldırılarına hazırlıklı olunması gerektiğini ileri süren Liberman, "İsrail'e fırlatılan her İran füzesine karşılık, Hark Adası'nı ve Bender Abbas Limanı'nı yerle bir ederek cevap vermeliyiz." ifadesini kullandı. Bu açıklama, özellikle Hark Adası ve Bender Abbas gibi enerji ve ticaret açısından kritik düğüm noktalarına yönelik risk algısını keskinleştirerek, bölgesel enerji fiyatlamasında oynaklık ihtimalini gündeme getiriyor.
Liberman ayrıca, İsrail ordusu bünyesinde özel bir füze kuvveti kurulmasını talep ederek, "Şu andan itibaren (İsrail Dış İstihbarat Servisi) Mossad tek bir misyona odaklanmalıdır, Ayetullah rejimini devirmek." dedi. Bu tür söylemler, jeopolitik risk primini ve savunma sanayi hisselerine yönelik algıyı etkileyebilecek nitelikte sert güvenlik doktrini sinyalleri olarak öne çıkıyor.