Merkez bankaları altın rezervlerinde artış sinyali
Merkez bankalarının altına ilgisi güçleniyor
Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) Şubat-Mayıs dönemini kapsayan yıllık anketine göre 74 merkez bankasının yüzde 45'i, önümüzdeki 12 ay içinde altın rezervlerini artırmayı planlıyor. Böylece altın alımı düşünen merkez bankalarının oranı geçen yıla kıyasla 2 puan yükselmiş durumda.
Katılımcıların yüzde 54'ü mevcut altın rezervlerinde herhangi bir değişiklik öngörmezken, yalnızca yüzde 1'lik bir kesim altın varlıklarında azalma beklentisi dile getirdi. Veriler, resmi rezerv yöneticilerinin önemli bölümünün altını stratejik bir varlık olarak konumlandırmaya devam ettiğine işaret ediyor.
Altın talebinde görünüm
Merkez bankalarının talebi yavaşlıyor ama yüksek kalıyor
Danışmanlık şirketi Metals Focus, merkez bankalarının altın talebinin 2026 yılında tonaj bazında yıllık yüzde 15 yavaşlayacağını öngörüyor. Buna karşın talebin, 2022 öncesindeki seviyelerin üzerinde kalması bekleniyor. Bu tablo, resmi sektörün altın piyasasına orta vadede de önemli bir destek sunmayı sürdüreceğine işaret ediyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre ankete katılan merkez bankalarının yüzde 93'ü halihazırda altın rezervine sahip olduğunu bildirirken, bu oran geçen yıl yüzde 81 seviyesindeydi. Kısa sürede gerçekleşen bu artış, özellikle gelişmekte olan ülkelerde altının rezerv yönetimi politikalarında daha merkezi bir konuma taşındığını gösteriyor.
Altının güvenli liman rolü
Kriz ve jeopolitik risklere karşı koruma
Altın sahipliğinin başlıca gerekçeleri arasında, kriz dönemlerindeki güçlü performans ilk sırada geliyor. Katılımcıların rekor düzeydeki yüzde 90'ı, altının belirsizlik dönemlerinde güvenli liman özelliğini koruduğunu belirtiyor. Uzun vadeli değer saklama aracı olması ve portföy çeşitlendirmesi sağlaması da öne çıkan diğer nedenler arasında yer alıyor.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankaları için altının jeopolitik risklere karşı korunma aracı olarak rolü dikkat çekiyor. Bu gruptaki katılımcıların yüzde 85'i, altının jeopolitik belirsizliklere karşı önemli bir güvence sunduğunu vurguluyor. Böylece altın, hem finansal istikrarı destekleyen hem de dış şoklara karşı tampon görevi gören bir araç olarak öne çıkıyor.
Altın fiyatlarında barış rallisi
Jeopolitik gerilim sonrası toparlanma
Altın fiyatları, ABD ile İran'ın hafta sonu çatışmaları sona erdirme ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda anlaşmaya varmasının ardından yüzde 3'ün üzerinde yükseliş kaydetti. Sarı metal, kısa süreli geri çekilmenin ardından Mart ayındaki en düşük seviye olan 4 bin 98 doların üzerine çıktı.
Bu hareket, altın fiyatlarını 4 bin 366 dolardan 4 bin 450 dolara kadar uzanan kritik bir direnç aralığına taşıdı. Son fiyat dalgalanmaları, merkez bankalarının uzun vadeli alım iştahıyla birleştiğinde, altının küresel piyasalarda hem rezerv aracı hem de güvenli liman olarak güçlü konumunu koruduğunu ortaya koyuyor.